bu bir ay boyunca, çoğunlukla evde kucağımda laptop, koltuğa bütünleşik bir hayat yaşadım. kendimi azıcık Stephen Hawking gibi hissettim :)
sürekli yönetmelik okumak, notlar almak filan bunlar kafa yorucu şeyler. Pazartesi ofisimiz açılıyor. Artık eve iş getirmeyeceğimi de varsayarak, bilgisayar başında pek oturma taraftarı değilim. Gün içinde işlerimi halledip akşamı kendime ayırma planlarındayım. Bu tip gelecek temalı düşünceleri kafamda şekillendirirken mutfağa gittim kendime bir fincan yeşil çay yapmak maksadıyla. Ama şok oldum yolda, belim ağrıyordu!! Yuh dedim kendi kendime, iyice yamuk bir şekli benimsemişim demek ki, çünkü hiç belim bu şekilde ağırmamıştı. Resmen dik duruşa tepki gösteriyordu. Protestocu ruh bütünlüğü, bedenimi de ele geçirmekte diye düşündüm ne yalan söyliyim :)
Sonra az önce bahsettiğim, 1 aydır düzenli olarak oturma eylemim aklıma geldi. Azıcık esnemeliyim, birazcık egzersiz iyi gelecektir diye düşünürken, yoga geldi aklıma. Bursa'da var mı yok mu bilemedim Onu araştırmaya başladım... Bir sürü telefonlar, bir sürü internet siteleri. Şimdi karar verdim, haftaya başlıyorum. Neden haftaya? Çünkü pazartesi ofis hayatına azıcık alışayım, evden dışarıda olma fikrini biraz sindireyim :)
Bu arada, her an fikrimi değiştirip yüzmeye de gidebilirim. Ama bahar geldi artık, evde tıkılı kalacak değilim. Tavsiye ederim, siz de bulun sizi mutlu edecek şeyi ve benim aksime, siz karar verin ve başlayın. Yoksa hep aynı şeyler, hep aynı şeyler, iyice bunaltacak içimizi.
Kendinize iyi bakıııııın :)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder