Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

10 Mayıs 2013 Cuma

minyon

sabah otobüste ineceğim duraktan 1 durak önce, bir öğrenci yurdu var. onu geçince basarım hemen düğmeye, biraz takıntılarım var bu tip konularda, mesela otobüsten ilk ben inmeliyim. o yüzden de 1-2 durak önce kapının önünde biterim, elim düğmede. böyle söyleyince çok itici oldu ama ne yapayım, engel olamıyorum bu saçma dürtüye. 

yine aynı senaryo. yurdun önünde bastım düğmeye. hoop otobüs durdu. hayırdır, şoför beni mi atacak aşağı ki acabaaa diye saçma sapan (o saatte co-brain de gidiyorum hala doğaldır :)) düşünürken, ön kapı açıldı. ben diyim 1.50, başka biri desin 1.45, sanıyorum 20-30 kg arası bir kütleye sahip minyatür bir hatun bindi koşarak. şoföre hayran kaldım. ben olsam göremeyip geçip gidebilirdim. tabi biraz hasetlendim, 1.80, Alman gülleci takımına girecek olsam kabul edilecek bir hatunum. kemiklerim bile o kızcağızdan ağırdır eminim. gerçi  o kızın yanında herkes aygır gibi kalır o başka... yanlışlıkla saati sormak için dokun, kolu filan kırılabilir.. bir de güzel bir yüzü var, Allahım, çok üzücü.. neden böyle bir komplekse kapıldığımı anlayabilmiş değilim, çünkü ben genelde kendimi başkalarıyla karşılaştırmam. yaparsam da kıskançlık değil makaradandır o. fiziksel özelliklerden dolayı ilk defa sayılabilecek (belki başka olmuştur, bilemedim) bir hazımsızlığın şokunu yaşadım sabah sabah. hayır, bi de evli barklı kadınım zaten, ne işim var elin çıtırıyla kendimi kıyaslıyorum, o konuda da kendime ayrı bozuldum. böyle dramatik bir gün başladı işte benim için.. şimdi bitirmem gereken 2 proje ve yenmem gereken, henüz filizlenmiş bir kompleksim var. herkes işine!!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder